Caz Sevdası Üstüne!

Caz Sevdası Üstüne!

2542 kez görüntülenmiştir.

Bir doğaçlama, bir aşk, bir isyan,cesaret, haykırış.. Belki bir melodi, belki bir fotoğraf ve duygular.. Ya da duman,karışık bir hüzün, buram buram acı belki de ve kesinlikle mavi olan..

İstiyorum ki Caz’ın derinliğinde beraberce kaybolalım. Karşıtların dengesinde, ayrımcılığa baş kaldıralım. Hayatın anlamını arayalım notalar arasında! Konduğumuz her yerden göçelim, terk edelim kalıpları..

Hoşgeldim.. Hoşgeldiniz. Takibiniz, okumalarınız zenginliğim olsun. Fikirlerim, hislerim de unutamadıklarınız. İnsan hayatında öyle bir zaman geliyor ki muhakkak gitmesi gerekiyor. Hiç kapı pencere olmaması önemli değil, duvardan bile yürüyüp geçiyor. O duvarın arkasında “Hasta Siempre” var. Duvarın arkası Jan Garbarek. Şimdi linke dokunun ve gözlerinizi kapayıp dinleyin.

https://youtu.be/T5KYZ2F9IRs  

Doğruyu arayan bir müzisyen Jan Garbarek. Toprakta, suda ve rüzgarda bulana dek arayan. Hani demiş ya Pablo Neruda,”Ama ayaklarını seviyorum çünkü onlar; toprakta, rüzgarda, sularda yürüdüler, beni bulana dek.”

Garbarek’de sanki insanın derinlerine eğilip, karşılaştığı ortak bir dertte anladığını söylüyor saksafonundan dökülen nağmelerle.. Kim bilir belki bizde o “anlaşılma isteği” yüzünden kapılıp gidiyoruz onun rüzgârına. Polonya asıllı, Norveçli caz saksafon sanatçısı Garbarek, kırk yaşımdan sonra caz dinleme serüvenimde bana heyecan veren bir müzisyen oldu. Yaşamda olup biten her şeye inat insan suretimizden sıyrılıp, tin olup denizlere karışmak…!.../….// sessiz kelimelerimizden yeni anlamlar haykırmak, taşıdıklarımızı bir anlığına da olsa umarsızca hatırlamayacağımız bir yerlere bırakmak, sorgusuz sualsiz kendimizden arınmak isteriz ya?! İşte tam da bundan sebep, ne zaman gitmek istesem, ne zaman yaşam yorgunluğundan ezilsem kendimi onun müziği ile yeniden damıttım. Umudum duvarın diğer tarafında.

Kendim adına olabildiklerim, olamadıklarım. Keşfedişlerim, bilinmezliğinde yitip gittiğim. İçine daldıkça tasarladıklarım, uzak kaldığımda kaçırdıklarım, yeni renklerim, soluk benzim. Kadınlığım, özgürlüğüm, tebessümüm, karşı çıkışlarım, kabul edişlerim ve nefes alabildiğim her yer, caz’dır. Caz adına her şeye Meltem’ce şapka çıkartıyorum.

Sevgiler, sakın ola caz’sız kalmayın!

Meltem Özdener 07/09/2019

Caz Sevdalısı

ETİKETLER : "KÜLTÜR-SANAT", "CAZ MÜZİĞİ ÜZERİNE", "MELTEM ÖZDENER", "CAZ SEVDALISI",
flo-sehir